fast-food-hamburger

Abur-cubur beslenme alışkanlığı, günümüz insanının hızlı yaşam temposu nedeni ile doğmuş olup, zamanla büyümüş ve bir endüstri haline gelmiştir. Daha çok gençlerde görülmesine rağmen günümüzde her yaşta yaygınlaşmaktadır.

“Fast-food”ların özelliği sahip oldukları yüksek enerjinin %40-50’sinin yağdan geliyor olmasıdır. Besin değerleri çok düşüktür ve sodyum içeriği yüksek, vitamin A ve kalsiyum açısından fakirdir. Bu tip beslenme özellikle obezite ve yüksek tansiyon gelişmesine zemin hazırlar. Bir çocuğun sadece bir öğün bu tip diyetle beslenmesi günlük enerji gereksiniminin yarısından fazlasını karşılar. Bu nedenle, fast food tüketiminin yeterli ve dengeli beslenme içinde sınırlı tutulması gerekmektedir.

hamburger

Enerji yoğunluğunun fazla olması yanında hiçbir besinsel değeri olamyan kolalı içecekler yaygın olarak “fast-food”larla birlikte tüketilmektedir. Bunların yerine süt, ayran veya taze meyve sularının tüketiminin yaygınlaştırılması yerinde olur.
Fast food (ayaküstü beslenme) gıdaların özellikle çocuk ve gençler tarafından sık tercih edilmesinin yetersiz ve dengesiz beslenme ile birlikte çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı çok açık ortadadır.

Günümüzde Fast-food alışkanlığı giderek artıyor. Fast-foodlarda orta düzeyde yenen bir öğünün enerji içeriği 400 kcal’den başlayıp 1500 kcal’ye kadar yükselebilmekte ve enerjinin çoğu yağ ve şeker kaynaklı olmaktadır. Fast-food ürünlerindeki yağın çoğu hayvansal kaynaklıdır. Bu ürünleri sodyum, kolesterol ve özellikle doymuş yağ miktarı diğer besin öğelerinin yoğunluğuna göre daha fazladır.

fast-food

Fast-food olarak tüketilen besinler, A ve C vitamini ile kalsiyum yönünden yetersiz olup posa içeriği de düşüktür. Bu vitaminlerin düşük düzeyde alımı, bağışıklık sisteminin yetersizliğine, kalp-damar hastalıkları ve katarakt riskinin artmasına yol açar. Büyüme çağında kalsiyumun yetersiz alımı büyümeyi olumsuz etkiler ve kadınlarda menopoz sonrası osteoporoz riskini de arttırır. Beslenmede poasa içeriğinin yetersizliği ise bağırsak kanseri riskini arttıran faktörlerdendir.

Fast food menülerinin yüksek miktarda sodyum içermeleri yüksek kan basıncının oluşumuna neden olmakta ve mide kanseri riskini arttırmaktadır. Fast-food beslenmede kolalı içecekler, çay ve kahvenin sıklıkla tüketilmesi vücutta demir emiliminin azalmasına ve demir eksikliğine yol açmaktadır.

Ayrıca derin yağda kızartma gibi yöntemler de fast-food menülerinin yağ içeriğini arttırmakta ve sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Sağlıklı bir yaşam için, tüketilen besinler kadar bu besinlere uygulanan hazırlama ve pişirme yöntemleri de büyük önem taşımaktadır. Izgara yaparken yüzey kısımlarına gelen ateş çok yüksek olmamalı, pişirilirken et ile ateş arasında 10-15cm’lik mesafe olmalıdır. Derin yağda kızartma yöntemi fast-food restoranlarda sıkça kullanılmaktadır. Budara kullanılan yağlar 10-12 saat kullanılmaları nedeniyle kimyasal ve fiziksel değişikliklere uğramakta ve çabuk bozulmaktadır. Yağda kızartılmış yiyeceklerin sık ve sürekli tüketimi, kalp-damar ve sindirim sistemi hastalıkları ile kanser riskini önemli ölçüde arttırmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Akdeniz Beslenme Tarzı başlıklı makalemizde akdeniz beslenme piramidi, akdeniz beslenmesi ve akdeniz beslenmesinin faydaları hakkında bilgiler verilmektedir.

Bu Yazılarda İlgini Çekebilir:

Sızma ve Riviera Zeytinyağı Arasındaki Fark
Akdeniz Beslenme Tarzı
Ekmekte Yapılan Hileler
Maden Suyu ve Soda Arasında ki Fark
Bal Neden Kristalleşir