
Bugün 23 yaşımı doldurdum… Yazı yazmak için hiç havamda değilim ama bir kaç kelime yazmadan da bugünü geçmek istemedim. Dolu dolu 23 sene geride bıraktığım şuanda dönüp baktığım geçmişimde keşke dememiş olmak beni mutlu ediyor… Beni bugünlere getiren anne ve babama ne kadar teşekkür etsem az onları çok seviyorum… Ayrıca doğum günümü Facebook sayesinde unutmayan Facebook aracılığıyla olsada kutlayan yüzlerce arkadaşıma sonsuz teşekkür ediyorum bu kadar mesajın geleceğini hiç tahmin etmemiştim… Son olarak hayat çok çabuk geçiyor sadece yaşadığımız günden ibaret hayat
Dün sempozyumda görevli arkadaşlarla beraber sempozyumda çalışmalarımızın karşılığı olarak hocalarımız tarafından Edirne gezisiyle ödüllendirildik… Sabah 8:30 gibi Edirne’nin yolunu tuttuk. 2 Saatlik yolculuğun ardından Edirne’ye ulaştık. Edirne’de ilk olarak II. Beyazıt Külliyesine gittik. Külliyede bulunan Trakya Üniversitesi sağlık müzesini gezdik…
II. Beyazıt Külliyesi

Sağlık müzesinde bulunan, eski zaman tedavi yöntemlerini gösteren mankenler beni ve arkadaşlarımı çok etkiledi…
Eski Yöntemlerle Tedavi Edilen Kişi

Kulliye’nin Avlusunda Arkadaşlarımla

Edirne’ye yolunuz düşerse mutlaka II. Beyazıt Külliyesi’ne gidip sağlık müzesini görün…

Uzun zamandır sitem kapalı. Siteme giren virüs sebebiyle sitemi kapatmak zorunda kaldım. Zamanım kısıtlı olması nedeniyle sitemi bir türlü yeniden açamadım. Gün geldi sitemi açmak için önemli bir sebep oldu ve sevgili dostum abuğra sitemi açmam için bana yardımcı oldu ve sitemi yeniden sizler için yayına soktu. Kendisine çok teşekkür eder selamlar sevgiler sunarım

Uzun zamandır değiştirmeyi düşündüğüm cep telefonumu sonunda değiştirdim. Memleketim Rize’de ikinci el telefonların İstanbul’a kıyasla daha çok para etmesi telefonumu değişmemde büyük faktör oldu. Yeni telefonumda şimdilik memnumum ve herkesede tavsiye ediyorum. Tek tuşla maillerinize ulaşmak mümkün bunun gibi birçok özelliğe sahip olan telefonumun ayrıcı dış görünüşüde gayet şık. Sizde bugünlerde ne telefon alıyorum diye düşünüyorsanız nokia e71 seçenekleriniz arasına almanızı tavsiye ederim…

2010 yılının ilk teknik gezisini tüm sınıf arkadaşlarımla beraber Lüleburgaz danone fabrikasına gerçekleştirdik. Tekirdağ Lüleburgaz arasında süren 1 saatlik karayolu yolculuğunun ardından dadone Lüleburgaz fabrikasına ulaştık. Fabrikaya gelmeden önce daha önce ki teknik gezilerimizden farklı bir teknik gezi olacağı bize gönderilen sözleşmeden belliydi. Danone bize fabrikaya gitmeden 1 hafta önceden fabrika kurallarına uyacağımıza ve her hangi bir hata durumunda hata durumunu kabul ediceğimize dair sözleşme imzalattırdı. Daha önce ki teknik gezilerimizde böyle birşey olmamıştı. Fabrikaya geldiğimizde hepimize beyaz önlük, bone, sakallılara maske ve herkese ayakkabı verdiler. Ayrıca devamlı vurgulanarak saat, toka, küpe v.b malzemelerinizi çıkarınız gibi uyarılarda bulundular. Bu olanların üzerine aramızda şöyle espriler bile yapmaya başladık “nükleer araştırma yapılan bir yere mi giriyoruz” : ) . Gerekli koşullara uyulduktan sonra 20 şerli gruplar halinde fabrikayı gezdirmek için bizi içeriye aldılar. İçeri girdiğimizde de danone ürünlerini tanıtan kısa bir slaytın artından fabrikayı gezmeye başladık. Fabrika kapalı üretim yaptığı için üretimle ilgili makineden başka birşey göremedik. Fabrikayı gezmemiz 1 saatimizi aldı, fabrika gerçekten çok temiz ve çok hijyenikti danone ürünlerini gerçekten kafanızda soru işareti olmadan kullanabilirsiniz. Ayşe Özgün’nün reklamlarda dediği gibi “geldim yerinde gördüm” bende söylüyorum gittim gördüm danoneyi tavsiye ediyorum. : ) Gezinin sonunda da danone ikramı kısıtlı sayıda olsada güzeldi. Unutmadan Danone şuanda %100 Fransız sermayesi %100 Türk personeli ile çalışmakta…